Altan sinsi hesaplarıyla Nuri'ye yaklaşır. Fakat kader Altan ve Nuri'nin başını hep tehlikeli maceralara sürükler. Her şeyin çok güzel olacağını zanneden ikilimiz beraber ağlar, beraber güler.
⌘K
Replik ara
⌘K
↑ Önceki sayfa için yukarı kaydır
öncesi yükleniyor...
- İşin gücün oyun be aslanım. - Ne oyunu abi. İş konuşmaya geldik buraya.
Yahu oğlum, oynama şunlarla oynama ya. Dağıttın dükkanı.
Allah Allah, ya rabbim, ya resulallah!
Lan bu kadar cimrilik olurmu ya. Şu kadarcık jölenin hesabı yapılırmı ya.
- Ne oldu. Hani bar açıyordun sen. - Açıyorum oğlum. Birşey danışmaya geldim.
Elimde bir iki tane ilaç falan bir şeyler var.
Kime sorsak onları, kime satarız ya?
- Eczacıbaşı'na sordun mu? - Ona değilde Mickey Mouse'a sordum...
...çok selam söyledi annene. - Ne eczası be oğlum?
Ecza abi. İlaç, aspirin maspirin işte. Onları satarsak açıyoruz barı.
Nasrettin Hoca' nın koyunları hesabı. Satarsam.[GÜLÜŞMELER]
Ha, ha,ha! Aman ne komik.
Barı açınca beleş bira için yalvaracaksınız ama. Çakallar!