Altan sinsi hesaplarıyla Nuri'ye yaklaşır. Fakat kader Altan ve Nuri'nin başını hep tehlikeli maceralara sürükler. Her şeyin çok güzel olacağını zanneden ikilimiz beraber ağlar, beraber güler.
⌘K
Replik ara
⌘K
↑ Önceki sayfa için yukarı kaydır
öncesi yükleniyor...
...mahvettin işi gittin, Altan. Sana güvenmiyorum ben, aslanım.
Eyvallah, var öyle bir imajımız aslında.
- Bırak, onlarla da oynama. - İyi al anasını satayım ya! Yemedik.
''İki senedir aramıyor.'' Aramam tabii ya! Aa bu ne ya?
''İzinsiz Girilmez.'' Aa yatak odası! Ulan hâlâ kesiyor musun bunları sen ya?
-> Dokunma, bırak! Bırak bırak! Bırak, Altan!
Vay! Bak şunun aynısından kullandım ben. Çok seri alet.
Tabii kullandın! O senin alet dediğin var ya, 320 beygir o!
-> 0-100'ü de 5 saniye. Kalkışta da 355'le kapışır bunlar. ABS yok, ABD var.
ABD... şey değil miydi ya?
- Ne iş yapıyorsun sen? - Vay! Anlatacağız, anlattırmadın.
İş konuşalım diyorum, sepetlemeye çalışıyorsun ya.