Altan sinsi hesaplarıyla Nuri'ye yaklaşır. Fakat kader Altan ve Nuri'nin başını hep tehlikeli maceralara sürükler. Her şeyin çok güzel olacağını zanneden ikilimiz beraber ağlar, beraber güler.
⌘K
Replik ara
⌘K
↑ Önceki sayfa için yukarı kaydır
öncesi yükleniyor...
- Bende de mal var bak. [GÜLER] -> Aman ne espiriler bunlar ya!
Balıklardan mı öğreniyorsun bunları? Bir şey danışıyoruz, oğlum.
- Ne malı bunlar? - Hepsi Avrupa.
- Öyle değil, malın çeşitleri ne yani? - Ha! Krem, mrem, şampuan, ilaç milaç.
- Ne o lan, ıtriyat deposu mu soydun? - Yok be oğlum. Bir arkadaşın...
...borcu vardı. "Al bunları sat, para senin" dedi.
Herif satabilse kendi satacak yani?
-> Öyle bir şey işte. - Ee hiç uğraşma. Bırak kendi satsın ödesin.
Oğlum acelemiz var, ya! Yok mu bir ahbabın, sor soruştur.
Yarı fiyatına veriyor herif.
Vallahi o piyasayı tanımıyorum ben, Altancığım. Bilmiyorum öyle ilaç milaç.
Ulan Allah kahretmesin ya! Burada dura dura balık olmuşsun sen oğlum.